Uzun ama çok uzun bir süre oldu yazı yazmayalı. Takip edenler adventure dışında çok fazla oyun oynamadağımı bilirler. Belki iş/güç yoğunluğumdan, belki bazı iç sebeplerle soğumamdan dolayı içimden gelmemişti yazı yazmak. Şöyle, eski yazılarımı bir okuyunca dikkatimi çok önemli bir nokta çekti. Son yazdığım yazılar birbirine çok benziyordu. Peki neden? Bunun suçu sadece bende miydi? Suç benim önüme yaratıcılıktan çok uzak olan aynı oyunları süren yapımcılardaydı.
İşte heyecanımı kaybetmemin belki de en büyük sebebinin bu olduğuna karar verdim. Karşıma sürekli birbirine çok benzeyen, birbirinin kopyası klişe adventure oyunları çıkıyordu. Ben de bu durumda hep aynı tarzda yazı yazmak zorunda kalıyordum. Son yazdığım yazılarda beni farklı bir yazı yazmaya iten tek bir oyun vardı. O da A Vampyre Story. Neden farklıydı bu oyun. Çünkü bu oyunun yapımcıları eski Lucas adventure klasiklerinin yapımcıları idi. Oyunun izlenimini yazarken bu adamların bu işi hala amatör bir ruhla yaptıklarını fark ettim. Biz de bu işi amatör bir ruhla yapıyoruz. O zaman neden bir röportaj isteğimi geri çevirsinler ki diye düşündüm. Belki de yazacağım bu son yazı için onlarla temasa geçmeye karar verdim.
Bir kaç email trafiğinden sonra Autumn Moon Entertainment'ın kurucusu olan Bill Tiller ile temasa geçtim ve biraz sonra okuyacağınız röportajı yaptım (Mutluyum, gururluyum :)).
Eğer "A Vampyre Story" hakkında bilginiz yoksa bu uzun röportajdan önce oyununizlenimini sitemizde okumanızı tavsiye ederim. Röportajımız "A Vampyre Story"nin yapımcıları olan "Autumn Moon Entertainment" ile. Autumn Moon Entertainment büyük kısmı daha önce Lucas Arts'da Monkey Island serisi, Indiana Jones serisi, Sam & Max, Full Throttle, Day of the Tentacle, The Dig, Grim Fandango gibi klasiklerde çalışan bir ekipten kurulmuş. İşte bu ekip büyük hedeflerle karşımıza çıkmak üzere. Eski Lucas günlerini tekrar yaşamak isteyen ekip, bir taraftan da eski hardcore adventure oyuncularını memnun etmek ve yeni oyunculara gerçek bir adventure oyununun nasıl olduğunu öğretmek çabasındalar.
Sözü fazla uzatmadan Sayın Bill Tiller ile yaptığım röportaja geçiyorum:
Öncelikle bize biraz kendinizden ve Autumn Moon Entertainment'daki pozisyonunuzdan bahseder misiniz?
Ben, Autumn Moon Entertainment'ın kurucusu ve büyük bir kısmının sahibiyim. Bu şirketi eski Lucas Arts programcısı Gary Brubaker ile 2-D oyunlar yazmak için kurduk. Bunu yapmamızın sebebi ise Lucas Arts'da ki eski günlerimizi özlememiz ve o günleri tekrar yaşamak istememizdi.
Bu işe başlamadan önce zaten bir oyun hikayem ve basit bir tasarımım vardı. Daha sonra yayıncılara ne tür bir oyun yaptığımızı göstermek amacıyla bir demo hazırladık. Her ikimiz de normalde fulltime çalışıyorduk. Bu yüzden, bu süreç yaklaşık iki yıl sürdü ve ben bu iş için yaklaşık 50 bin dolar para harcadım. Sonuçta güzel bir demo yaptık. Demo'da seslendirmeler, animasyonlar, arka planlar, bütün seslendirmeleriyle siyah beyaz olarak oyunun hikayesi ve beş bulmaca tam olarak yer aldı. Sadece animasyonlara bazı geçişler eklemek gerekiyordu ve bir kaç ufak bug vardı. Buna rağmen bence çok kaliteli bir demoydu.
Bize daha önce hangi projelerde yer aldığınızdan biraz bahseder misiniz? "A Vampyre Story"de kaç kişi çalışıyor ve bize bu ekip hakkında bilgi verir misiniz?Ben işe, Brian Motary'nin "The Dig"i için animator olarak başladım. Proje sonlanırken Sean Clark ile beraber Sanat Yönetmeni oldum. "Rebel Assault"da bazı aksiyon ve sanat kısımlarında görev aldım. "Super Return of the Jedi"ın ve "Indiana Jones Greatest Adventures"un Mode 7 ve Level sanatlarında görev aldım. "The Curse of Monkey Island"ın arka planlarını hazırladım. "Indiana Jones and the Infernal Machine"in sanat yönetmenliğini yaptım. Daha sonrasında iptal edilen "Full Throttle"ın devamı "Full Throttle: Payback"de 6 ay kadar çalıştım. Daha sonra "Bounty Hunter" için birkaç resim çizdim ve Lucas Arts'dan ayrıldım.
Az da olsa Sanat Yönetmeni olarak "Guild Wars"da çalıştım. Aynı zamanda EA'nın "Two Towers"ında Sanat Yönetmeni olarak görev aldım. Yakın zamanda Midway için "The Suffering" ve "Spy Hunter 3" için Sanat Yönetmenliği yaptım.
"A Vampyre Story"de ise Sanat ve Proje Yönetmeni olarak görev almaktayım. Gary Broker, Teknik Yönetmen olarak görev almakta. Kendisi daha önce "The Dig"de ve EA'nın "Two Towers"ında tasarımcı olarak görev almıştı. Yönetici Animatör olarak ise "Mike Dacko" çalışmakta. Kendisi daha önce "Sam n Max Freelance Police"de Max'in animasyonlarını gerçekleştirmişti. Brooks White ise ses ve müziklerde görev almakta. Kendisinin daha önce herhangi bir oyunda tecrübesi yok fakat sahne bestelerinde ve sahne ses tasarımlarında çok tecrübeli. Dan Colon, bir çok Lucas Arts ve Crystal Dynamics oyunlarında daha önce görev almıştı ve şimdi bizimle Modelleme Yöneticisi olarak çalışmakta. Reed Knight baş tasarımcımız. Bununla beraber tabii ki bizimle serbest olarak çalışan arkadaşlarımız da var. Bunlar, karakter tasarımlarında bize yardımcı olan Paul Mica, konsept ve arka plan tasarımlarında bize yardımcı olan Bill Eaken, yine arka plan tasarımlarında bize Maria Bowen. Tabii ki ekibimiz bu kadarla sınırlı değil ancak diğer çalışma arkadaşlarımız isimlerini henüz gizli tutmak istiyorlar.
Bir kaç ay öncesinde sitemizde "A Vampyre Story"nin izlenimini yazdım. Bu yazımda Lucas'ın eski klasik oyunlarını bir kenara bırakarak Star wars oyunlarına yoğunluk verdiğini söyledim. Olumlu ve olumsuz bazı tepkiler aldım. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz. Sonuçta bir kenara itilen bu oyunlar sizin eserlerinizdi. Sam n Max ve Full Throttle gibi iptal edilen eski klasikler için neler düşünüyorsunuz?
İzin verin bu durumu açıklığa kavuşturayım. Lucas, herşeyden önce California'da yüksek yaşam standartlarında ayakta kalma savaşı veriyor. Bu durumda artık küçük bütçeli oyunlar maalesef yapamıyorlar aksi takdirde ciddi maddi problemler yaşayabilirler. Bu yüzden ben onları çok fazla suçlamıyorum. Sonuçta bir balina kadar büyüdüğünüzde çok fazla küçük balık yemek zorunda kalırsınız. Onlar için artık adventure oyunları yeterli kar getirmiyor. Bu yüzden artık büyük reklam kampanyalarıyla, büyük bütçelerle büyük paralar kazandıracak büyük oyunlar yapacaklar. Adventure oyunları ise onlar için küçük bir markete hitap ediyor. Lucas Arts ise bu oyunların yapımına artık bütçe ayıramıyor.
Sam n Max, çok pahalı bir proje idi. Sam n Max'in devamının geliştirildiği zamanda ise Lucas yönetiminde bazı boşlukar vardı. O yüzden oyunun iptal kararı hemen verilemedi. Ta ki Lucas hükümdarlığına birisi gelipte biz bu oyunu markete sunamayız diyene dek. Sonrasında boom. Herşey gitti. Lucas'ın bence göz ardı ettiği en önemli olay, bir çok adventure fanının da aksiyon oyunlarını satın aldığıdır.
Full Throttle: Payback'de ise ilk Full Throttle'dan sadece Graham Annabel çalışmakta idi. Bu yüzden oyun, ilk oyunla çok farklı bir yönde idi. Oyunu hiç oynamadım o yüzden oynanış hakkında hiç bir fikrim yok fakat oyunun sanat yöneticiliği hiç de hoş değildi ve göze hoş gözükmüyordu. Bu yüzden aslında oyunun çıkarak eski Full Throttle'ın adını kötülemediği için memnun sayılırım.
Lucas'ta çalışırken yaptığınız oyunların devamı niteliğinde oyunlar yapmayı düşünüyor musunuz? Bildiğim kadarıyla Bad Brain, Lucas Arts'tan Sam n Max'in haklarını satın almaya çalışıyor. Sizinde bu şekilde girişimleriniz olacak mı?Sizin de söyleğiniz gibi Bad Brain, Sam n Max için girişimlerde bulundu fakat sebebi her neyse başarılı olamadı. Bu beni çokta şaşırtmadı aslında çünkü Lucas artık çok farklı bir yolda ilerliyor. Sadece Mercenaries'in incelemelerine ve satış rakamlarına bakın. Star wars olmayan gayet güzel bir oyun. Yeni Star wars oyunlarıda artık incelemelerde iyi notlar almakta. Sadece, "Kinghts of the Old Republic 1 ve 2"ye, "Star Wars Battlefront" ve "Star Wars Galaxies"e bakın. Hepsi iyi satıyor ve incelemelerde olumlu görüşler alıyor.
Bir "Monkey Island" oyunu daha yapmayı çok isterim fakat eminim ki Lucas bu oyunun haklarını da satmaz. Yalnız, Caribbean'da geçen başka oyun hikayelerim var. Bununla beraber Tim Schaffer'in "Full Throttle"ın lisansını alarak devam ettirmesini çok isterim. Tabii ki Ron Gilbert'dan bir "Maniac Mansion" ya da "Monkey Island" da çok iyi olur.
"A Vampyre Story"nin yapımına ne zaman başladınız?
Hmmmm, uzun süre oldu. Sanıyorum 1995'de idi. Bahamalar'da bir tekne gezintisinde güvertedeyken bu fikir aklıma gelmişti (Bill Tiller'ın bu cümlesine dışarıdan "E oha" demek istiyorum). Karalama defterime bir kaç karakter çizimi yapıyordum. Bunlardan ikiside "A Vampyre Story"nin kahramanları olan Mona ve Froderick'ti. Daha sonra onların kim oldukları hakkında düşünmeye başladım. Nasıl bir hikaye onlar için uygun olurdu? "Curse of Monkey Island"tan sonra bu fikri Lucas Arts'a götürmeyi düşündüm ama Lucas kendisine getirilen her fikri sahiplendiği için sonradan vazgeçtim. "Indiana Jones and the Infernal Machine"den sonra bir demo hazırlayıp diğer oyun firmalarına sunmayı düşündüm. 2000 yılında SCRAMM web sayfasında programcılar için bir mesaj bıraktım. Eski bir Lucas programcısı mesajıma cevap verdi ve devamında üç yıl boyunca boş vakitlerimizde demo üzerinde çalıştık. "Two Towers"tan sonra 10 ay kadar daha üzerinde çalıştım. Arka plan tasarımlarında, seslendirmelerde, seslerde, müziklerde ve animasyonlarda bana yardımcı olan bir çok arkadaş edindim. Uzun zaman aldı fakat herşey yerli yerine oturdu ve çok güzel bir demo ortaya çıktı.
Okuyucularımıza "A Vampyre Story"nin hikayesi ve kahramanları hakkında biraz bilgi verir misiniz?
Mona bütün hayatını sanatına vermiş bir opera sanatçısıdır. Hayatındaki en büyük amacı ise Paris operasında diva olarak yer alabilmektir. Tam kariyerinde önemli yerlere gelmek üzereyken oedipus kompleksine sahip çılgın vampir Shrowdy Von Kiefer ile tanışır. Shrowdy, Mona'dan oldukça etkilenir ve onu vahşi topraklarına, yani Draxsylvania'ya getirir. Burada Shrowdy, Mona'yı bir vampire dönüştürür. Artık Mona yapayalnız Shrowdy'nin kontrolündedir. Bu durum çok uzun sürmez. Shrowdy, Mona'nın şarabı için avlanırken, iki profesyonel vampir avcısı tarafından yok edilir. Artık Mona hürdür ve Paris'e geri dönerek hak ettiği hayata kavuşma macerası be şekilde başlar.
Mona macerasında yalnız değildir. Ukala yarasa Froderick de Mona'ya eşlik ederek bir çok ölümcül tehlikeden kurtulmasını sağlar. Bu maceranın başlangıcında Mona kendi güçleri hakkında hiçbirşey bilmemektedir. Mona macerası boyunca kendi güçleriyle ve tabii ki kendisini yok etmek isteyen düşmanlarıyla uğraşacaktır.
Bize biraz oyunun atmosferinden bahseder misiniz? "A Vampyre Story", "Monkey Island" gibi eğlenceli mi olacak yoksa klasik bir vampir filmi gibi karanlık bir atmosfere mi sahip olacak? Monkey Island ve Sam n Max'teki gibi eğlenceli diyalogları ve bulmacaları "A Vampyre Strory"de görebilecek miyiz?"A Vampyre Story"yi "Monkey Island" kadar eğlenceli yapmaya çalışıyoruz. Atmosfer tabii ki biraz ürkütücü olarak fakat "A Nightmare Before Christmas" ya da "Abbot and Costello Meet Frankenstein" kadar da korkunç olmayacak. Tabii ki "A Vampyre Story" ile mizahın, büyüleyici bir atmosferin ve eğlenceli diyalogların vurgulandığı oldukça eğlenceli bir oyun oynacaksınız.
"A Vampyre Story"nin grafikleri eski oyunlarınıza özellikle de "Monkey Island"a çok benziyor. Peki, oynanış ve arayüz nasıl olacak? Eski SCUMM motoruna tekrar hayat vermeyi düşünüyor musunuz?
SCUMM, Lucas Arts ve Atari'nin haklarına sahip olduğu bir oyun motoru. Her ikisininde bu motoru lisanslayacağını sanmıyorum. Zaten Atari'nin böyle bir hakkı olduğunu da düşünmüyorum.
"A Vampyre Story"nin grafik stili "Curse of Monkey Island"a birkaç farka rağmen oldukça benzemekte. Öncelike "Curse of Monkey Island"da kullandığımız kalem çizgilerini hiç kullanmadık. Tabii ki renk paletide aynı olmayacak. Daha fazla mor, turuncu ve sarı kullanıyorum. "Monkey Island"da ise, kahverengi, sarı ve Caribbean'a yakışan bir palet kullanmıştık. Çözünürlük de tabii ki "Monkey Island"a göre daha iyi olacak. Herşeyden önce "A Vampyre Story"de 245 renk değil milyonlarca renk kullanıyoruz. Bununla beraber karakterler üç boyutlu olacak ve "A Vampyre Story" biraz Grim Fandango biraz da Syberia gibi gözükecek diyebilirim.
"A Vampyre Story"yi sabit bir hikaye akışı ile mi oynayacağız? Yoksa oyuncuların yapacağı farklı seçimler ile hikaye akışı değişecek mi?
"A Vampyre Story" sabit bir hikaye akışına sahip olacak. Oyuncular "Blade Runner"da olduğu gibi oyunu farklı şekillerde bitirmek için defalarca kez oynamak zorunda kalmayacaklar. Bu tipteki oyunları ben dikkate almıyorum. Bir oyuna 40$ para verip aldıktan sonra oynarken yaptığım seçimlerden dolayı oyunun bazı bölümlerini ve eğlenceyi kaçırmak istemem açıkçası. Oyun genel anlamıyla doğrusal bir akışa sahip olacak fakat bulmacaların farklı sıralarda çözülebilmeleri tabii ki mümkün olacak.
Monkey Island'da karakterimiz Guybrush Threepwood biraz ezik bir kahramandı. Diğer oyunlarınız ise genelde güçlü kahramanlara sahipti. "A Vampyre Story"nin kahramanlarının kişisel özelliklerinden bize biraz bahseder misiniz?
Mona oldukça kararlı ve azimli bir karakter. Hedeflerinin önüne hiç bir şeyin geçmesine izin vermez. Bununla beraber çok nazik ve duygusal. Mona, insanları gerçekten düşünen ve önemseyen bir karakter. Fakat karşısına çıkarsanız, O'na hakaret ederseniz ya da zarar verirseniz emin olun çok güçlü ve inatçı bir düşman edinirsiniz. Bununla beraber Mona, ne zaman yardıma ihtiyacı olduğunu bilir ve dostlarından özellikle Froderick'ten gerektiğinde tavsiyeler almaktan çekinmez.
Froderick ise hep mutlu gözüken, hayatta hiç bir beklentisi ve hedefi olmayan eğlenceli bir yarasadır. Bazı kabadayılara yaptığı hatalardan dolayı kendisini Mona'nın korumasına bırakmıştır. Aslında Froderick Mona'yı sahiplendiğini hissetmektedir ve bu yüzden O'nun gittiği her yere gitme kararı almıştır. Hayatında kendisine koyduğu hiç bir hedefi olmadığı için Mona'yla beraber Mona'nın hedeflerini de sahiplenmiştir. Mona'nın azimliliği Froderick'i de çok etkilemiş ve daha iyi bir yarasa olmasına sebep olmuştur. Mona'yla flört etmeyi ve onu kışkırtmayı çok sevmektedir. Sonuçta Mona'yı çok sevmektedir ve Mona'yı macerasında yalnız bırakmak istememektedir.
Oyun boyunca Mona'nın özelliklerini geliştireceğini biliyoruz (Nitekim, yazmıştım izlenim yazımda). Bu durumda oyun aksiyon bölümleri içerecek mi?Hayır. Hiç olmacayak. Hmmmm, belki sadece bir ya da iki ama oyunun %99'u bulmaca olacak. Çünkü biz oyunlarımızı bu şekilde seviyoruz. Bizim için aksiyon, bulmacaları çözerek oyunda ilerlemek demektir. Oyunda oyuncularımızın parmaklarını değil beyinlerini kullanmalarını istiyoruz.
"A Vampyre Story"nin envanter sisteminden biraz bahseder misiniz? Ekran görüntülerinden gördüğüm kadarıyla Monkey Island'a çok benziyor.
Kesinlike "Monkey Island" ve "Full Throttle" tarzı bir sistem olacak. Tabii ki sır gibi sakladığımız (çünkü henüz üzerinde çalışmadık) bazı değişiklikler olacak. "Grim Fandango" da oldukça farklı ve kaliteli bir arayüze sahipti fakat istediğimizi tam olarak yapamamıştık. Şimdi sadece "point and click" bir oyun yapmaya çalışıyoruz. Bununla beraber "A Vampyre Story"nin bir konsol sürümünü de yapmak istiyoruz. Bu durumda konsollar için arayüzde bazı değişiklikler yapmak zorunda kalacağız.
Oyunun genel zorluk seviyesi ve bulmacaların zorluk dereceleri nasıl olacak? Doğruyu söylemek gerekirse ben, eski Lucas oyunlarından sonra benzer zorluk derecesine ve bulmaca kalitesine sahip çok fazla adventure oyunu göremedim.
Doğruyu söylemek gerekirse hala bu konu üzerinde çalışıyoruz. Fakat, oldukça zor bir oyun yapmak istiyoruz çünkü oyunda bir yardım ve puanlama sistemi olacak. Böylece zor bulmacaları sevmeyen ve oyuna o kadar para verip bir yerde takılıp kalmak istemeyen oyuncular yardım sisteminden yararlanarak oyunun hikaye akışını takip edebilecekler. Tabii ki bu durumda oldukça kötü puanlarla cezalandırılacaklar. Diğer tarafta zor bulmacalardan hoşlanan oyuncular yardım sistemini kullanmayarak yüksek puanlar alacaklar ve hala üzerinde çalıştığımız bazı sürprizlerle karşılacaşacaklar. Benim asıl amacım hardcore adventure oyuncularına bu oyunu sevdirmek. Diğer oyuncuları ise fazla zorlamayarak oyundan zevk almalarını sağlamak.
Bizi daha fazla heyecanladırmak ve sabırsızlandırmak için "A Vamypre Story"deki bir bulmacan bahseder misiniz?
Hmmm, bir bulmacamız biraz kaba ama bir o kadar da eğlenceli. Oyunun bir bölümünde yaşayan bir heykeli belli bir noktaya hareket ettirmek isteyeceksiniz. Bu tabii ki kolay olmayacak. Bu heykelin en büyük korkusu ise üzerine kuş pislemesi. İşte size ipucu. İlk yapacağınız iş bir kuş ya da başka bir yaratık bulmak olacak. Devamını söylemeyeyim.
Şöyle bir geçmişe döndüğümzüde, Lucas Arts'ın adventure zamanlarında, oyunlarınız gerçekten kaliteli ve büyük bir adventure oyuncu kitlesine ulaşıyordu. Tabii ki o zamanlarda adventure oyunları genelde listelerde üst sıralarda yerlerini alırdı. Şimdi ise yeni jenerasyon oyuncuların bir çoğu artık Counter Strike, GTA vb. aksiyon oyunlarını tercih etmekteler. Adventure oyunları maalesef eski popülaritesini yitirdi. Sizce "A Vampyre Story" hak ettiği oyuncu kitlesine ulaşabilecek mi?Malesef yeni adventure oyunları sizin de bahsettiğiniz duruma yol açtı. Benim yeni adventure oyunlarında hatta diğer tarzlardaki oyunlarda da gördüğüm en büyük problem birbirlerinin kopyaları olmaları. Oyunların birbirlerine çok benzemelerinden ve aynı şekilde oynanmalarından nefret ediyorum. Örneğin Home World'u çok sevdim çünkü 70'lerin tarzı ile üç boyut çok iyi bir şekilde beraber kullanılmıştı. Starcraft, C&C'den türemiş bir 2D real time stratejiydi fakat bu oyun türünü alıp oldukça geliştirmişti. O'nun gibisi bir daha yapılmadı.
İşte bu değişimi yapabilen oyunları çok seviyorum. Şimdilerde fark ettiğim kadarıyla yeni adventure oyunlarının çoğu Myst, Egypt, Sherlock Holmes, Atlantis ve Dracula'nın kopyaları. Belki belli başarıları yakalamış bu oyunların benzerlerinin yapılması güzel ama ben hikayelerde, oynanış tarzında ve görünüşlerde yaratıcılık görmek istiyorum. İşte bu yüzden eski Lucas Arts oyunlarını çok seviyorum. Chuck Jones'tan etkilenerek çok eğlenceli bir oyun olan "Day of the Tentacle"ı yaptık. Daha sonra Spielberg'ten etkilenerek ciddi bir uzay oyunu yaptık. Sonrasında Lebbeus Woods'dan, Mike Mignola'dan ve Easy Rider'dan etkilenerek bir motorsikletçi oyunu yaptık. İşte şimdiki eksiklik bu çeşitlilik. Autumn Moon olarak bizim amacımız hikayelerde ve oynanışlarda bu çeşitliliği yeniden getirerek tekrar oyuncuları adventure oyunlarına çekmek.
"A Vampyre Story"nin tarzı ise, 30'lu ve 40'lı yılların gotik korku filmlerinin, Hildebrandt kardeşlerin tablolarının ve klasik çizgi filmlerin karışımına benziyor. Hikaye, bir çok eski vampir ve canavar hikayelerinden derleme fakat sonuçta ben oyunun kendi ruhunun olduğunu hissediyorum. Oyunun içerdiği mizah ve oynanış tarzı bizim Lucas'ta ki günlerimize dayanıyor. Yani "A Vampyre Story" ile eski Lucas'ı tekrar hissedeceksiniz.
Yeni adventure oyuncuların en büyük şikayetleri adventure oyunlarındaki piksel-avlama sorunları. Siz bunun için "A Vampyre Story" farklı seçenekler sunacak mısınız?
Piksel avlamaktan nefret ederim. Kötüdür. Bizde öyle birşey olmayacak ;)
Kendi oyunlarınız dışında hangi adventure oyunlarından etkilendiniz?
Kendine has stili ile beni en çok etkileyen adventure oyunlarından birisi Syberia idi. Işıklandırmaları, atmosferi ve Art Nueviou yapısındaki mekanları mükemmeldi. Runaway de parlak ve renkli görünümüyle bana eski Lucas oyunlarını hatırlattı. Aynı şey Tony Tough için de geçerli. Karakter tasarımlarını çok sevmiştim. Bana Day of the Tentacle'ı hatırlatmıştı.
"A Vampyre Story"den sonrası için planlarınız var mı? Farklı türlerde oyunlar geliştirmeyi düşünüyor musunuz?
Evet düşünüyoruz. Planlarımızda dört farklı oyun var. Aslında devamı yapılacabilecek şekilde tasarladığımız tek oyun "A Vampyre Story". Eğer beklediğimiz başarıyı elde edebilirsek "A Vampyre Story"nin devamı niteliğinde oyunlar yapmak istiyoruz. Mona'yı ve korku türünü çok seviyorum. Bu konuda diğer fikirlerimi de gerçekleştirmek istiyorum.
Lucas Star wars oyunları yaparken, Adventure Company onun boşluğunu doldurmaya çalıştı. Doğruyu söylemem gerekirse ben yüzlerce (abarttım) Adventure Company oyunu içerisinden ancak birkaçının kayda değer olduğunu düşünüyorum. Adventure Company ve oyunları hakkında siz neler düşünüyorsunuz?Evlenecek, bir sürü oyun yapacak ve üç mükemmel çocuk yetiştirecek kadar vaktim maalesef hiç bir zaman olmadı. Bu yüzden genelde www.gamerankings.com'u açar ve orada yeni oyunların değerlendirmelerine bakarım. Genelde 80 ve üzeri oyunları alırım. Bu şekilde vaktimi kötü oyunlar için harcamamış olurum.
Adventure Company için konuşmak gerekirse onların çok az oyunu iyi puanlar almıştır. O yüzden çok azını oynadım. Belki güzellerdi ama pek benim tarzım oyunlar değillerdi. Ben Lucas oyunlarını gerçekten çok seviyorum ve onlar gibisi yok denecek kadar az. İşte bu yüzden "A Vampyre Story"yi yapıyorum. Böylece Lucas tarzı oyunların çoğalmasını sağlayacağım.
Oyunun çıkış tarihi için bir gecikme söz konusu mu yoksa daha önce söylendiği tarihte çıkacak mı?
Evet, çok büyük bir gecikme var. Şimdilik 2006 yazı gibi gözüküyor. Bunun sebebi ise çoğunlukla formaliteler, bazı iletişim problemleri ve bankalarla oluşan gecikmelerden kaynaklanıyor. Fakat bu Mayıs'ta bayağı bir yol almış olacağız ve size oyun hakkında çok daha geniş bilgi verebileceğiz.
Bize biraz yayıncınız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Tabii ki. Daha önce onlarla hiç çalışmamıştık ve onlarda oyun sektöründe çok yeniler. Bu yüzden bu konuda beraber çalışmayı henüz yeni öğreniyoruz. Wolfgang Keirdorf, enerji dolu ve adventure oyunlarını çok seven bir insan. Her zaman açık sözlü ve dürüst. Bazı insanlar bunu sever bazıları ise sevmez. Buna oyuncular karar verecek. Oyunumuzda emeği büyük ve yaptığımız işlerden çok memnun. Wolfgang bize her konuda destek oluyor ve Tanrı'ya şükür ki market koşullarını düşünüp bize baskı yapmıyor. O'da oyuncuların artık kaliteli adventure oyunları beklediklerini biliyor ve bu yüzden böyle oyunları bulmak ve geliştirmek için elinden geleni yapıyor. Çünkü O da benim gibi artık kaliteli adventure oyunları bulamıyor. Sonuç olarak Wolfgang bu tarz oyunlarının yapımına yardımcı oluyor ve yayıncılığını üstleniyor. O da benim gibi, doldurulması gereken bir boşluk görüyor. Bizde beraber bu boşluğu doldurmaya çalışacağız.
Son olarak, oyunu lütfen çıkış tarihinden daha önce bitirebilir misiniz?
Sizin için tabii ki. Bir nanosaniye bile geç kalmayacağız ;)
Bütün Autumn Moon Entertainment ailesine ve özellikle Bill Tiller'a değerli vakitlerini ayırarak sorularıma cevap verdikleri için teşekkür ediyorum.
No comments:
Post a Comment