Saturday, September 25, 2004

Football Manager 2005

Orijinali: http://www.trgamer.com/Yazi.aspx?YaziID=1808


Football Manager 2005 yazıma, daha önce bir Championship Manager yazımdan alıntıyla başlamak istedim.

Yıl 1993, o zamanlar bir elin parmaklarıyla sayılacak kadar bilgisayar dergisi vardı (şimdi ne kadar ki?) Öyle oyun dergisi falan yoktu. İnternet de yoktu doğru düzgün. Bazı dergilerin oyunlar için ayırdığı bir kaç sayfadan takip edebilirdik oyunları ancak. İşte böyle bir dergi 3-4 sayfasını Championship Manager 93 England için ayırmıştı. Serinin ilk oyunuydu. İncelemeyi okuduktan sonra, işte bu oyun benim oyunum dedim. Ertesi gün oynamaya başladım ama 286'da nafile. Sırf CM oynamak için ne upgradeler yapmak zorunda kalmıştım hatırlarım. Bir çok arkadaşım kınamıştı beni, bu ne biçim oyun böyle diye. Ama hepsi bir süre sonra CM fanı oldu çıktı. Bence serisi en çok takip edilen fanları arasında en çok tartışılan, konuşulan ve her sürümdeki yeniliklerle insanı büyüleyen nadir oyunlardan biridir CM. Eline sağlık Sigames.

CM fanı olan herkesin CM ile ilgili eminim yüzlerce anısı vardır. Sabahlamalar, sınavlarda başarısız olmalar, hele hele 15 puan arkasından gelip şampiyon olduğumda ev arkadaşımın sabahın 5'inde gözünden akan yaşları görmek gibisi yoktu :)

Hepimizin bildiği gibi Eidos ve SI Games'in yollarını ayırması ile bir CM furyası oluştu. SI Sega ile, Eidos'da Beautiful Game Studios ile CM 5 çalışmalarına başladı. Oyunun haklarının Eidos'ta olması sebebiyle oyunun yapımcısı SI, yeni CM'ye Football Manager ismini vermişti. Championship Manager isimiyle seri Eidos tarafından her ne kadar devam ettirilecek olsa da bence serinin gerçek devamı SI tarafından yapılan Football Manager 2005.

Geçtiğimiz günlerde SiGames ilk atağı yaptı ve oynanabilir demoyu bize sundu. Demoda İskoçya ve İngiltere liglerinin "quick start"ları yer alıyor. 6 aylık bir oynama süreci var. İlk izlenimlerimi kısaca yazacak olursam; arayüz tamamıyla değişmiş ama diğer yönlerden öyle ahım şahım değişiklikler yok. Eski arayüze oldukça alışmış birisi olarak ben yenisini çok yadırgadım. Yıllardır ekranın solunda görmeye alıştığımız menülerin bir kısmı artık ekranın üstünde bir kısmı ise altında. Sol tarafta ise bazı alt menüler ağaç yapısında yer alıyor. Gene ekranın sol kısmının altı bölümü bazı mesajlar için onay kutusu ya da içerisinde bulunduğumuz ekrana has menüler olarak kullanılıyor ki oldukça kullanışsız. Her seferinde o kısım aklıma gelene kadar fareyi bütün ekranda gezdirmek zorunda kalıyorum. Özellikle haberler kısmında büyük ızdırap oluyor. Herhangi bir habere cevap vermek için (respond) öncelikle ekranın sağ alt kısmına gidiyorsunuz. Daha sonra orda karşınıza gelen ekranın onay menüsü sol alt köşede çıkıyor ve "hayda hobarey" fare ekranın sol alt kısmına. Bu şekilde 5-10 haber art arda geldiğinde artık mideniz bulanıyor fareyi ekranda gezdirmekten. Sonuç olarak bence arayüz eskisine göre daha kullanışsız. Ya da eskisine çok alışmış olduğum için bana öyle geldi.

Oyuna ben İngiltere "quick start"ını seçerek başladım. Bu seçimden sonra karşımıza kişisel bilgilerimizi gireceğimiz, takımımızı seçeceğimiz bir ekran çıkıyor. Bu seçimlerin daha önceki CM versiyonlarından tek farkı, benim gördüğüm kadarıyla, oyuna işsiz olarak başlayabiliyoruz. Yeni oyuncu yaratılıp oyunda kaydedildikten sonra artık oyunumuza başladık. Hemen "preferences"a gidip oyun ayarlarında ne gibi değişiklikler olduğuna baktım. Eski CM'lere göre görebildiğim farklar artık takımların logolarının, ülkelerin bayraklarının ve futbolcuların resimlerinin de oyuna dahil edilmiş olması. Demo'da bayraklar yer almasına rağmen futbolcu resimleri yer almıyor fakat bazı takımların resimlerini internette bulmanız mümkün. Bunun yanı sıra "incremental save" adında bir seçenek gözüme çarptı. Daha önce ki sürümlerde var mıydı hatırlamıyorum. Bu seçenekle oyunumuz aynı save dosyasının üzerine kaydedilmiyor.



Her zamanki gibi ilk gelen haberde, yönetimin bizden beklentileri ve taraftarların bizim hakkımızdaki memnuniyetsizliği yer alıyor. Tam moralim bozulacakken başkan David Gill'den gelen ve bana güvendiğini, medyaya kulak asmamamı söyleyen mesaj moralimi yerine getiriyor. Buradan da anladığımız gibi oyundaki en büyük gelişmelerden birisi yönetimle haberleşmemiz. Eskiden bize sadece yönetimden mesajlar gelirken artık takımın bütün yönetimi ile değil, yönetimdeki kişilerden bire bir mesajlar alabiliyoruz. Aynı şey futbolcular ve medya için de geçerli. Yaptığımız bir çok hareketten sonra taraftarların, futbolcuların, yönetimin ve hatta yardımcılarımızın ve diğer menajerlerin yorumları gelebiliyor.

Şimdi takımımızın futbolcularının listelendiği ekrana bakalım. Yaptığımız filtre ayarlarına göre futbolcularımız burada listeleniyor. Bu ekran bana inanılmaz derecede kullanışsız geldi ve takımı oluşturmakta çok zorlandım. Eski esnekliğini tamamıyla kaybetmiş. Hele farenin scroll'unu burada kullanmaya çalışırsanız çok bela oluyor. Bir bakıyorsunuz defansınızla kaleciniz yer değiştirmiş. Taktik ekranında da ilk bakışta çok fazla değişiklik gözümüze batmıyor. Hem futbolcuları listelediğimiz ekranda hem de taktik ekranında sol altta yeni bir menü var. Bu menüden faydalanarak yardımcımızın taktik ve ilk 11 önerisini almamız mümkün. Yardımcım Carlos Querioz'un bana sakat ve cezalı oyuncuları önermesi hemen yeni bir yardımcı aramama yol açtı :) Bu önerinin yapıldığı ekranda her mevkide ki en iyi ve en kötü oyuncularımızı da görebiliyoruz.

Tekrar sol alt köşede gördüğümüz menüye dönelim. Takım hakkında rapor almanın yanı sıra burada medyaya genel olarak yorum ya da bir önceki maç hakkında veya yapacağımız bir sonraki maç hakkında yorum yapabiliyoruz. Bu yorumların tabi ki futbolcularımızın, taraftarımızın ve yönetimin üzerindeki etkisi çok büyük. Oyuna "rookie" bir menajer olarak başladığımız için çok fazla kendine güven veren mesajlar ya da rakibi aşağılayıcı mesajlar kötü etki yaratıyor. Burada yapılan yorumlar maçlar için çok önemli. Futbolcularımızın moralini bozabileceğimiz gibi, onları daha iyi motivede edebiliyoruz. Medyaya demeç verdiğimiz bu seçeneğin altında yardımcılarımızın bizim için takımı seçmesini isteyebiliyoruz ya da yaptığımız seçimi kaydedip, eskisini load edebiliyoruz.

Taktik ekranında "team instructions" a göz attığımızda çarpıcı değişikliklerle karşılaşıyoruz. İlk göze çarpan değişiklik, artık Mentality gibi seçimleri aşağıya doğru açılan menülerden yapmak yerine çubukları kaydırarak yapıyoruz. Bu sayede 2-3 seçim yerine daha esnek seçim şansı veriyor. Eski sürümlerde zaten var olan seçeneklerin yanı sıra, futbolcularımızın yaratıcıklarını kullanarak ne kadar serbest oynayacaklarını, oyunun temposunu, defans çizgisini ve sıkı markaj uygulayıp uygulamayacağımızı seçebiliyoruz. Gene, penaltılar, serbest atışlar, kornerler vs. gibi ayarları buradan yapıyoruz. Ne yazık ki "of the ball" seçeneğini koymamışlar. Futbolculara özel olarak görevler vereceğimi bölümde aşağı yukarı eski sürümlerle aynı.

Taktik ekranına da göz attıktan sonra oyunu en can alıcı ve bizi en fazla uğraştıran ekrana, antrenmanlara bakacak olursak, fazla bir şey demeyeceğim çünkü eskisinden hemen hemen hiç farkı yok. Sadece arayüz değiştiği için antrenman programının, görevlendireceğimiz koçların vs. bulunduğu listelerin yerleri değişmiş. Bunun dışında bir değişiklik yok. Daha önceki sürümlerde dosyadan antrenman programı almak çok zor oluyordu, en azından şimdi doğru düzgün import ve export seçeneği koymuşlar.



Takımımı kurup, taktik, antrenman programını da hazırladıktan sonra zaten ayarlanmış olan dostluk maçlarına bir ikisinde ben kattım. Dostluk maçı ayarlarken bu maçın bilet fiyatlarını ayarlamak gibi bir seçeneğimiz de mevcut. Sonrasında başladım "continue" yu tıklamaya. Bu sırada takımımın hangi maçlarının televizyonda gösterileceği gibi ilginç bir haberle karşılaştım.

Eveeeet, işte ilk hazırlık maçım. FC Kobenhavn adında bir Danimarka takımı. Kolay lokma diye düşünüp takımımı şöyle bir gözden geçirdikten heyecanla maç ekranına girdim. Karşımıza gelen ilk ekranda sol tarafta menüde daha önceki sürümlerden bildiğimiz, overview, match stats, action zones gibi seçenekler yer almakta. Hemen altında ise oyunun hızını, hangi pozisyonları seyredeceğimizi ayarlayacağımız bir menü var. Ortada ise iki takımın ilk onbiri ve sahaya dizilişleri yer almakta. Buradaki en büyük değişiklik artık ekranı ikiye bölerek bir kısmında maçı seyredebilirken diğer kısmında ise maç hakkındaki bilgileri, oyuncularınızın puanlarını ve hatta oynanmakta olan diğer maç skorlarını görebiliyoruz. Özellikle diğer maçların skorlarıda sizin için önemli ise aynı ekranda hem onları takip edip hem de kendi maçınızı seyretmek gerçekten çok zevkli.

Maça başladığımda, 2D maç görüntüsünde de çok fazla değişiklik göze batmıyor. Kaleler, futbolcular ve top daha detaylı çizilmiş. En önemli gelişme ise topun eski sürümlere göre çok daha gerçekçi hareket etmesi ve 2D maç görüntüsünü de yeterince hızlandırabilme imkanımız olması. Aynı zamanda artık futbolcular eskisi gibi aptal aptal hareketler yapmıyorlar. Örneğin topun etrafında saçma sapan dolaşmıyorlar. Maç motoru oldukça geliştirilmiş. Dk. 1 Van Nistelrooy ile öne geçtikten kısa bir sonra favori futbolcum Ryan Giggs ile skoru 2-0'a taşıyınca tamam bu iş demiştim ki, 73. dakikada Rio Ferdinand kırmızı kart gördü. Takımı şöyle biraz geri çekeyim, ben bu skorun üstüne yatarım diye düşünmüştüm fakat son 17 dakikada yediğim 3 gol beni şaşkına çevirdi. Maç sonunda rakip teknik direktörü tebrik etmekten başka bir çarem yoktu.

Bir kaç hazırlık maçı yaptıktan sonra sağ kanata bir transfer yapma gereği duydum. Transfer ekranı da (player search) eski sürümlerle aynı. Player search kısmında eski sürümlerde olduğu gibi short list'imize, futbolculara, takım görevlilerine ve scout'lara erişmek mümkün. Eski sürümle kıyasladığımıza menülerin yerlerinin değişik olmasının dışında fazla bir değişiklik yok. Benim gözüme sadece scout'ları görevlendirirken ek olarak her hangi bir organizasyonda, örneğin dünya kupasında, şampiyonlar liginde futbolcu ara gibi bir seçenek eklenmiş.

Transfer yapımında eklenen önemli bir özellik ise oyuncunun bir gün içerisinde cevap vermesini isteyebiliyorsunuz. Böylece daha önceki oyunlardaki en büyük eksiklik olan transfer sezonu kapanmasına yakınken yaşanan sorunlar yaşanmıyor. Bunun yanı sıra menajerleri tarafından size bir futbolcu önerildiğinde bu futbolcunun bazı maç görüntülerini de beraberinde sunarak bu futbolcu hakkında biraz daha fazla bilgi sahibi olmanızı sağlayabiliyorlar.



Birkaç hazırlık maçı sonrasında sıra Arsenal ile yapılacak olan Community Shield maçına geliyor. Maçtan önce ezeli rakibim Arsene Wenger'e bir meydan okuyum diyorum ama okuduğuma bin pişman oluyorum. Kendi oyuncularım dahil herkes yorumlarıma tepki gösteriyor. Hemen sonra bir gazeteci, "İlk profesyonel maçınız geldi çattı. Ne düşünüyorsunuz?" dediğinde, cevabım "Çok büyük bir takımda çalıştığımı biliyorum ve bu yükün altından kalkabilirim" oluyor. Bu yorum bazı futbolcularda iyi etki yaparken bazıları kendime fazla güvendiğimi ve profesyonel olmayan yorumlar yaptığımı düşündürdü. Lakin, Arsenal karşısında 4-2 galip geldiğimde ne kadar haklı olduğumu gösterdim. Bütün bir oyun boyuncaki maceralarımı yazmayacağım tabi. Ancak lige başlamadan önce medyadan gelen bir soru, oyunun medya kısmının ne kadar geliştiğine çok iyi bir örnekti. "Evet lig başlıyor ve siz pek de favoriler arasında değilsiniz. Ne düşünüyorsunuz?" Verdiğim cevap, futbolcularımın ellerinden geleni ortaya koydukları takdirde şampiyonunun biz olacağımız yönündeydi. Bu yorumda futbolcuları memnun etmesine rağmen taraftarlar tarafından pek hoş karşılanmadı.

Bunlardan farklı olarak karşılaştığım yeniliklerden bir diğeri de artık futbolcularımızın milli maçlarındaki performansları hakkında da yorumları alabiliyor olmamız. Artık koçlarımızı kovduktan sonra ya da onlar emekliye ayrıldıktan sonra uygun koç aramakla uğraşmayabiliriz. Yapmamız gereken tek şey, açık olan pozisyonu belirtip başvuruları beklemek. Eski sürümlerdeki en büyük sıkıntılardan biri, iyi bilirsiniz ki, yabancı sınırınız dolduğunda ve oyuncu satamadığınızda bazılarını kovmak zorunda kalmamızdı. Bu durumda yapılabilecek olan oldukça yüklü ödemelerden dolayı yönetim genellikle izin vermiyordu. Artık futbolcularımızla karşılıklı olarak sözleşmelerini feshedebiliyoruz. Benim demoda görebildiğim yenilikler bunlardan ibaret.

Football Manager 2005'de 43 ülkenin oynanabilir ligleri olacak. Bunların içinde 140 oynanabilir lig ve 100 kupa var. 145 ülkeden, 235.000'in üzerinde futbolcu ve diğer görevlileri içerecek olan Football Manager 2005'in veri tabanında 3000'i yönetilebilen olan 14000 takım olacak.

Football Manager 2005, konsept olarak CM'yi aynen korumuş. Bir kaç eklenti yapılmış ve CM'deki bütün özellikler geliştirilmiş. En büyük yenilik ise arayüz olmuş. Alışması oldukça zor olacak. Yapay zeka için henüz konuşmak erken. CM'lerde yapay zeka yeterince başarılı değildi. Zorlama bir yapay zeka vardı. Defalarca yaşadığım bir olay var ki umarım Football Manager'de bunu çözmüşlerdir. Örneğin, A futbolcusu 10 milyon dolar. Siz 20 milyon dolarlık bir teklif götürüyorsunuz ve karşı takım kabul etmiyor. Bir kaç gün sonra başka bir takım 11-12 milyon dolarlık bir teklif götürüyor ve kabul ediyorlar. Hemen ardından bizde düşük bir teklifte bulunduğunuzda bizim teklifimizi de kabul ediyorlar. Sonrasında paraya geçer sözüm deyip oyuncuya iyi miktarda para vererek bir kaç gün önce ulaşamadığımız futbolcuyu transfer edebiliyorduk. CM'yi ve çıkacak olan FM'yi şiddetle multiplayer oynamanızı tavsiye ediyorum. Oyunun gerçek tadına karşınızda insanlar olduğu zaman varıyorsunuz.

Football Manager 2005'in çıkış tarihi 5 Kasım 2004 olarak açıklandı. O zaman:

...Lets kick racism out of football...

No comments:

Post a Comment